
29 Şubat 2008 Cuma
Lamine Diatta

28 Şubat 2008 Perşembe
Kritik Haftalar

26 Şubat 2008 Salı
Komşunun Tavuğu...

No Country For Old Men

80. Oscar Ödülleri verildi pazar gecesi. Oldum olası merak etmişimdir neye göre verilir bunlar, nedir bunun kriteri arkadaşım diye sorasım gelir, susarım. Mesela bizim ülkeye neden Oscar'a aday olan filmlerden hiçbiri gelmez de hiç bir dalda aday olmayan "I Am Legend" veya "American Gangster" çarşaf çarşaf reklam yapar? Ya da geçen senenin oscarlarında "V for Vendetta" neden aday olmaz ki, bence müthiş filmdi. Bu sene koyunun olmadığı yerde "No Country For Old Men" aldı aday olduğu 8 daldan 4'ünü aldı. Daniel Day-Lewis ise söke söke aldı en iyi erkek oyuncu Oscar'ını, bir Johnny Depp zorlardı belki "Sweeney Todd" performansıyla. Bizim memleketteki popçuların yüzde 85'inden güzel sesi var Depp'in, kalıbımı basarım. Bourne Ultimatum'a 3 Oscar fazla geldi bence, devam filmi sonuçta. Bir de şu Juno'nun en iyi senaryo ödülünü kazanmasını sağlayan senarist bayan Diablo Cody enteresan bir bayan, göze de hitap ediyor, eskiden striptizciymiş, erotik telefon hatlarında da çalışmış. Gecenin sunucusu Jon Stewart'ı seviyoruz, Amerika'nın Metin Uca'sı gibi sanki. 81. Oscar'larda daha iyi filmler seçmelerini bekliyoruz Akademi'den.
24 Şubat 2008 Pazar
FA Cup Tottenham'ın

23 Şubat 2008 Cumartesi
Garip Bir Maç

21 Şubat 2008 Perşembe
Adam Gibi Oynayın Yoksa Çizeriz!



Hocam Tekme Atıyor, Davacıyım!

Messi'nin Barca'sı

*Bir ufak hatırlatma da Lyon - Manchester United maçı ile ilgili, biri son yılların -hatta bence gelmiş geçmiş- duran toplardaki tartışmasız en büyük ismi, diğeri ise kulağı geçme yolunda hızla ilerleyen boynuz misali. Aynı ülkeden olmasa da benzer futbol ekollerinden gelen iki süper yıldız Juninho Pernambucano ve Cristiano Ronaldo. Takip edilmeli. Gecenin skorları da şu şekilde;
Lyon - Manchester United 1-1
Arsenal - AC Milan 0-0
Fenerbahçe - Sevilla 3-2
Celtic - Barcelona 2-3
19 Şubat 2008 Salı
Catenaccio

Schalke 04 - Porto 1-0
Roma - Real Madrid 2-1
Olympiakos - Chelsea 0-0
Liverpool - Inter Milan 2-0
18 Şubat 2008 Pazartesi
Blatter Coştu Bir Kere

* Bir parantez de Kaka'ya. Daha önceki bir yazımda Premier League kulüplerinin sözcülerinin çıkıp bu yurtdışına açılma planlarından vazgeçtiklerini açıklamaları gerektiğini, aksi halde bu organizasyonu eleştirmenin bir moda haline dönüşeceğini söylemiştim. Kaka'da bu modaya uyanlardan. Şampiyonlar Liginde Milan'ın Arsenal'le eşleşmesinden sonra ilk maç öncesi bu plan ile ilgili görüşlerini açıklamış. Olaya futbolcuların açısından baktığını ve Çin'e, Japonya'ya gitmenin çok büyük bir yük olduğunu, bunun bir çılgınlık olacağını söylemiş. Bunu gerçekten İngiliz futbolcularını düşündüğünden mi yoksa, Şampiyonlar Ligi maçı öncesi rakibi stres altına sokmak için mi yapmış orası tartışılır, ama tartışılmayacak birşey var ki o da bu planın İngiliz futboluna zarar vermeye devam etmesi.
Ivan Klasnic

Almanya Ligi özetlerini izlerken gördüm, Nürnberg maçında takımının 2. golünü attı Ivan Klasnic. Sağdan gelen ortaya, arka direğin hizasında, alnının sağıyla vurduğı topu Nurnberg kalecisi Blazek'i hareketsiz bırakarak aşırtma bi şekilde uzak direğe yolladı. Her golcü atamaz bu golü, hele ki onun yaşadıklarını yaşadıktan sonra. 2001'de St. Pauli'den geldi Werder Bremen'e. Almanya doğumlu, çift pasaportlu ama Hırvatistan milli takımını seçti Hırvatistan'dan çalışmak için Almanya'ya göçen ailesinin hatrına, yani karnının doyduğu değil köklerinin olduğu yeri seçti. Herşey iyi giderken Ocak 2007'de böbreklerinden birinin iflas ettiğini öğrendi. Ameliyatla annesinin böbreğini aldı, vücudu reddetti. 2007 Martında reddedilen böbrek vücut içinde çürümeden alındı, yerine babasınınki takıldı. Babasınınkini kabul etti vücudu, ameliyatı yapan doktorlar futbola devam edebileceğini söylediler fakat Werder Bremen'in kulüp doktorları vücudunun o ağır tempoyu kaldırmasının mümkün olmadığını ve oynayamayacağını belirttiler. Tam 6 ay sonra 2007'nin Eylül ayında takımına döndü Klasnic. Hafif antremanlar, hazırlık maçları ve yedek takım ile çıkılan maçlarda denedi kendini. Kasım 2007'de Cottbus deplasmanında kavuştu formasına ve 63 dakika sahada kaldı. Tam 1 yıl sonra, Aralık 2006'dan bu yana ilk defa çıktı sahaya. Bu sezon 4 lig maçına çıktı 3 golü var. Bayern artık gerçekten tedirgin olabilir.
17 Şubat 2008 Pazar
Lyon'a Gözdağı

Liga Bir Öyle Bir Böyle

16 Şubat 2008 Cumartesi
E Git Artık..

Haşar-ı (e)

Aberdeen - Bayern Münih 2-2
Zürih - Hamburg 1-3
Rosenborg - Fiorentina 0-1
Slavia Praha - Tottenham 1-2
Bolton - Atl. Madrid 1-0
Benfica - Nurnberg 1-0
15 Şubat 2008 Cuma
Son Söz Blatter'den

14 Şubat 2008 Perşembe
Nihat (65) vs. ?

Bu iki takım eşleşince hafif bir gülümseme oluşmuştu yüzümde. İki Türk oyuncu, Türk olmayan iki ayrı takımda UEFA Kupasında karşı karşıya geliyor diye. Fakat Rusyada ki ilk randevu bizim açımızdan pek parlak geçmedi. Fatih Tekke'nin sakatlığından dolayı oynayamadığı maçta Nihat'ta 65. dakikada oyundan alındı. Maçı Zenit, Pogrebnyak'ın attığı golle 1-0 kazandı. Uefa da çarşamba gününün maçları şu şekilde;
Galatasaray – Leverkusen 0-0
Sporting – Basel 2-0
AEK – Getafe 1-1
Brann – Everton 0-2
Werder Bremen – Braga 3-0
Marsilya – Spartak Moskova 3-0
PSV – Helsingborg 2-0
Anderlecht – Bordeaux 2-1
Rangers – Panathinaikos 0-0
Ronaldo'nun Acısı


Bu iki resim arasındaki tek fark Ronaldo'nun üstündeki formanın siyah olmayan kısmının rengi ve belki biraz da saç stili. Hani derler ya sakatlanmasa dünyanın en büyük futbolcusu olabilirdi diye, o kariyerinde dizinin ona yaptıklarına rağmen dünyanın en iyi futbolcularından biri oldu. France Football dergisinin verdiği Altın Top (Ballon D'or) ödülünü 2 kez kazandı ve son noktayı geçen akşamki Livorno maçında koydu. Bu sefer sol dizi yarı yolda bıraktı onu. Ntv'deki haberde sakatlığının nüksettiği söylense de sağ dizdeki sakatlığın sol dize nasıl nüksettiğini hala anlamış değilim orası ayrı bir konu. Esas olan 31 yaşındaki Ronaldo'nun, 9 ay sürecek bu sakatlığı da atlatıp sahalara geri dönecek kadar azimli olup olmadığı. Bir sürü sakatlığı yüzünden futbola doyamayan büyük yetenek gördük ama Ronaldo'yu sanırım bu sıralamada Van Basten'in yanına koyabiliriz. Bir üzüntümde Fotomaç'a, Adriano'nun Sao Paulo'ya gitmesi ve orada rakibine attığı kafa dolayısıyla tahminen 3 ay ceza alacak olması, Ronaldo'nun da sakatlanmasıyla ellerinde Fenerbahçe'ye getirecek adam kalmadı yeni arayışlara çıkmaları lazım, onlara tavsiyem müzmin sakat yıldız kontenjanını Louis Saha, sorunlu yıldız kontenjanını da Drogba ile doldurmaları, nasolsa yiyen her türlü yiyiyor.
12 Şubat 2008 Salı
Premier League Asya'dan Döndü

Aulas'dan Anlamlı Cevap

Bugün bir haber düştü Fransız ajanslarına, denilene göre Manchester United, Lyon'lu Hatem Ben Arfa ve Karim Benzema'yı istemiş açık açık. Lyon'da bu işlere başkan bakar, Manchester United'da teknik direktör Sir Alex Ferguson oyuncuyu ister, ama Lyon'da futbolcuyu verip vermeme kararı dominant başkan Jean-Michel Aulas'ın yetkisindedir. Neyse konuya dönücek olursak Aulas hafiften dalga geçmiş Manchester'la. Sir Alex Ferguson'a, bu iki oyuncunun en az 2 yıl daha Lyon forması giyeceklerini, takımlarının geleceğini bu iki oyuncu üzerine kurmak istediklerini ama Karim Ben Arfa için Cristiano Ronaldo ve bir miktar para verirlerse düşünebileceklerini belirtmiş. Tabi bu nükteli açıklamalardan sonra Ferguson'a da 34 yaşındaki Giggs ve ameliyat masasından kalkamayan Saha'nın yerine yeni alternatiflere yönelmek kalmış. Aslanım karşındaki koskoca "Sir" o şekilde konuşulur mu derler adama, senin de bi gün United'a işin düşer..
Blatter'den "Suni" Hamle

11 Şubat 2008 Pazartesi
Yok Artık Real Madrid

10 Şubat 2008 Pazar
Yine Mısır

* Mısır kalecisi Essam El-Hadary çıkardığı müthiş toplarla Mısır'ın kupayı almasında önemli bir rol oynadı. Afrika'nın Müslüman ülkelerinden akın akın 3. sınıf topçu getiren Anadolu kulüplerine duyurulur, 35 yaşında ama 3 sene rahat oynar, tabi gelir mi orasını bilemem.
** Tüm Afrika ülkeleri tarafından saygı duyulan ve "Afrika'nın Kaptanı" olarak adlandırılan Rigobert Song, turnuvadaki güzel oyununa finalde yaptığı hatayla gölge düşürdü.
*** Tribünler her zamanki Afrika sıcaklığındaydı.
Saygı Duyulacak Bir Saygı Duruşu


*Manchester United'lı futbolcuların özel izinle giydikleri 1958 yılının retro formaları.
Barça Kendini Bitiriyor

8 Şubat 2008 Cuma
İngiltere Dışarı Açılıyor

Kendi kurallarıyla, kendi tarzlarıyla, kendi oyun yapıları ve kendi futbol kültürleriyle bence dünyanın en büyük futbol ekolü olan İngiliz futbolu, Premier League'deki 20 kulübün yöneticilerinin bir araya gelmesiyle alınan kararla yurt dışına açılma konusunda önemli adımlar attı. Bu görüşmelerde 2010/2011 yılından itibaren Premier League'deki her kulübün ligde yapacağı 38 maç dışında bir maçını da yurtdışında bir ülkede yapması konusu gündeme getirildi ve kulüp yöneticileri tarafından kabul gördü. Fakat tabi her şey kulüp yöneticilerinin isteğiyle olmuyor. Bunun için FIFA'nın da izni gerekiyor. Ayrıca bu karar taraftarlardan büyük tepki çekmiş durumda. Takımları için herşeyi yapan, yıllar öncesinden ileriki sezonlar için kombineleri kapatan İngiliz taraftarlar, takımlarının birer kukla gibi ülke ülke gezdirilmesine sıcak bakmıyor. Zaten senede 4 yurt içi kupa ve bir de Avrupa Kupası oynayan takımların bunların dışında sadece reklam amaçlı olarak o kadar uzak ülkelere seyahat etmesi de mantıklı gelmiyor. Sir Alex Ferguson'da bu konuyla ilgili Manchester United CEO'su David Gill'i suçlayıp, böyle bir karar alınmadan önce menejerlere başvurulmadığı ve onların fikirlerinin alınmadığını kızgın bir şekilde ifade etmiş. Herşeyi yolunda giden, Federasyonu tarafından alınan kararların çoğu örnek niteliğinde olan, izlenmesi en keyifli, futbol bayrağını en önde taşıyan lig olan İngiltere liginin, çığlık çığlığa bağıran, futbol cahili, dış görünüş hastası, çekik gözlü amatör fotoğrafçı kızların ilgisine ihtiyacı yok diye düşünüyorum. Hele ki kulübede oturan yedek sayısının da önümüzdeki senelerde yediye çıkarılacak olmasından sonra.
7 Şubat 2008 Perşembe
Ghana 2008'de Sona Doğru

6 Şubat 2008 Çarşamba
Münih Faciasında 50. Yıl

6 Şubat 2008, Münih'teki uçak faciasının 50. yıldönümü. 6 Şubat 1958 yılında, Belgrad'dan, Şampiyon Kulüpler Kupası maçından dönen Manchester United kafilesini taşıyan uçak yakıt ikmali için Münih Havaalanına iniş yapar. Kalkmak için harekete geçtiğinde motor problemi yüzünden başarısız olur. 2. denemesinden de başarılı olamadıktan sonra 3. denemesinden kalkış yapar fakat yeterli hıza ve yüksekliğe ulaşamadan yere çakılır. Bilanço; 11'i Manchester United kafilesinden toplam 23 ölü. Ölen oyuncular; Geoff Bent, Roger Bryne, Eddie Colman, Duncan Edwards, Mark Jones, David Pegg, Tommy Taylor, Liam Whelan. Ne acı bir tesadüftür ki bu kaza esnasında uçakta bulunup burnu bile kanamadan çıkan 21 yaşındaki genç oyuncu Bobby Charlton daha sonraları, ölen Manchester United yıldızlarının yerine sezonun geri kalanında oynayıp zamanla büyük bir efsane olmuş ve 66' Dünya Kupası'nı ülkesine kazandırmıştır. Kaza fotoğrafı koymak yerine kazadan önceki 3-3 biten Kızılyıldız maçına son kez beraber çıkan Manchester United'lı futbolcuların fotoğrafını koymak istedim.
5 Şubat 2008 Salı
Alexandre "The Duck" Pato

4 Şubat 2008 Pazartesi
Super Bowl XLII

Amerikan futbolu pek izlemem hatta sevmem de açıkçası, ama söz konusu Super Bowl olduğu zaman bir geceyi ayırıp izlemek gerekir bütün maçı. Çünkü Super Bowl sadece sahada oynanan oyunla sınırlı kalmaz, reklamları ve çeyrek arası gösterileriyle de büyük bir organizasyondur. Alicia Keys ve Prince gözüme çarptı bu yılki finalde. Defansif ve durgun giden bir maçı, aralarda sahen alan şarkıcılar nasıl ateşleyebilir onu gördüm. Finale namağlup gelen New England Patriots, New York Giants önünde finalinde açık ara favorisiydi. Bu maçı da alırlarsa NFL tarihinde ilk "Perfect Season" yapan takım olacaklardı. Fakat olmadı. New York Giants, maç sonunda MVP seçilen yetenekli quarter-back'i Eli Manning'in müthiş paslarıyla ve maçın bitimine 35 saniye kala yaptıkları touch-down ile kazandı maçı. Bir bilgi de reklam aralarıyla ilgili vereyim, Super Bowl'da 30 saniyelik bir reklamın bedeli 2.7 milyon dolar. E tabi 95 milyon insanın izlediği bir organizasyona reklam vermek kolay olmasa gerek.
Ersen Kızardı, Muñoz Kovuldu

Ronaldo'ya Yeni Teklif

3 Şubat 2008 Pazar
Barca'da Umut Işıgı

Güzel futbol oynadıklarından yada taraftarlarını heyecanlandıran bi oyun ortaya koyduklarından değil, Real Madrid'in kendine verdiği bir haftalık izinden dolayı bir umut ışığı bu, matematiksel olarak yani. 90'ların Cruyff yönetimindeki efsane Barcelona kadrosunun sağ açığıydı Goikoetxea, nerden çıktı şimdi derseniz bugün Nou Camp'a ayak bastı kaç sene sonra Osasuna'nın bu maçtaki teknik sorumlusu olarak. Sevilla maçından sonra verdiği demeçlerin ardından ceza alan Osasuna teknik direktörü Cuco Ziganda tribünde otururken, saha içinde yardımcısı Goikoetxea vardı. İyi de direndi Goikoetxea'nın Osasuna'sı ama büyük takımlar istedikleri sonuçları almasını bilirler böyle maçlarda o yüzden de büyklerdir zaten ve 88. dakika da Xavi'nin golü geldi, sonuç 1-0, puan farkı 6. Biraz daha renk gelicek La Liga'ya, gibi enazından..
1 Şubat 2008 Cuma
Ara Transferler

Ever Banega (Boca Juniors) ---> Valencia
Belluschi (River Plate) ---> Olympiakos
Cesar Delgado (Cruz Azul) ---> Lyon
Maniche (Atl. Madrid) ---> Inter (Kiralık)
Lucarelli (Shakhtar) ---> Parma
Lassana Diarra(Arsenal) ---> Portsmouth
Marco Ruben (River Plate) ---> Villareal
Marco Ruben (Villareal) ---> Recreativo Huelva (Kiralık)
Milan Baros (Lyon) ---> Portsmouth (Kiralık)
Stendardo (Lazio) ---> Juventus (Kiralık)
Marcelo Gallardo (PSG) ---> DC United
Boumsong (Juventus) ---> Lyon
Almiron (Juventus) ---> Monaco (kiralık)
Kuffour (AS Roma) ---> Ajax
Carlos Alberto (Werder Bremen) ---> São Paulo FC (Kiralık)
Jan Koller (AS Monaco) ---> Nurnberg
Adriano (Inter) ---> São Paulo FC (Kiralık)
Mannini (Brescia) ---> Napoli
Branislav İvanovic (Lokomotiv Moskova) ---> Chelsea
Franco Di Santo (Audax Italiano) ---> Chelsea FC
Manuel Fernandes (Valencia) ---> Everton
Afonso Alves (Herenveen) ---> Middlesbrough
Breno (Sao Paulo) ---> Bayern Munchen
Manuel Da Costa (PSV) ---> Fiorentina
Anthony Vanden Borre (Fiorentina) ---> Genoa
Ewerthon (Stuttgart) ---> Espanyol
Georgios Samaras (Manchester City) ---> Celtic
Helder Postiga (Porto) ---> Panathinaikos
Şimdilik gözüme çarpan önemli transferler bunlar, daha bir sürü var ama burası da Medya Takip Merkezi değil ki be kardeşim insaf..
Afonso Alves
