26 Mart 2008 Çarşamba

6+2, 3, 4, 5...



Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'dan açıklama gelmiş; yabancı oyuncu sınırlaması konusunu yeniden gözden geçireceğiz, arttırmayı düşünüyoruz. Şimdi 6+2 gibi bir başlığı olan ve Hasan Doğan'la başlayan bir cümle ile girilen bu postta David Beckham resminin ne işi var. Kara kaşı kara gözü için koymadık tabii ki Becks'i oraya, hastaları baksın kara kaşına kara gözüne, bizi bozar. Bu akşam 22.00'da yapılacak 2008 Avrupa Şampiyonası'ndan önceki hazırlık maçlarında, Fransa karşısında İngiltere kadrosuna tahmin edildiği gibi çağırıldı ve şans bulursa o formayı 100. kez giymiş olacak. Bunu daha önce İngiltere formasıyla başarmış 4 isim var, Peter Shilton (125), Bobby Moore (108), Bobby Charlton (106) ve Billy Wright (105). Esas o resimin ve bizim yabancı oyuncu sınırlaması ile Federasyon Başkanımızın bir arada olmasının nedeni, David Beckham'ın bu akşam yapılacak hazırlık maçı için İngiliz Milli takımına çağırılan oyuncular arasında Premier League'de oynamayan tek isim olması. 23 kişilik as kadroya yakın kadrodaki yabancı ülkede forma giyen tek isim David Beckham! Bu İngiliz'lerin kendilerini pazarlayamadıklarını mı gösteriyor? Güldürmeyin. Peki ya kötü futbolcu olduklarını mı? Daha neler. İngiltere'de yabancı sınırlaması da yok, takımlar kadrolarında bir tane bile İngiliz oyuncu bulundurmayabilirler, tabii eğer o oyuncular Milli takımının son 2 yılda yaptığı resmi maçların 80%'inde forma giydiyse. Bu ligin kalitesini gösteriyor, kendi futbol kültürüne ligine bağlılığı, saygıyı gösteriyor. Biz yurtdışına Bosman ile bile olsa futbolcu yolladığımızda(!) çocuklar gibi neşelenirken onlar ellerinde tutmakla büyük bir gurur yaşıyorlar. Tabii diyeceksiniz orası İngiltere, Premier League; bir furbolcu başka ne isterki. O zaman Premier League olmadan, Serie A olmadan hatta hatta 3 yabancı sınırlaması olan La Liga olmadan şeytan çarpmayacaksın. Hele ki Avrupa Birliğine bile girememişken, Avrupa vatandaşı oyuncular bile sende yabancı sayılırken..

21 Mart 2008 Cuma

Carly Zucker



Chelsea'li Joe Cole'un başarısının arkasındaki bayan, Carly Zucker. Uzun süreli beraberliklerini bu sezon sonunda resmiyete kavuşturacaklar. Kendisi bir fitness uzmanı va oldukça da gösterişten uzak, sade bir kişilik.

20 Mart 2008 Perşembe

Rüya


Sezon başında Henry'de gelince "Rüya Takım" gibi yaratıcı benzetmeler yapılmaya başlanmıştı hemen. Lig bir gitti, bi geldi. Real Madrid taraftarı olsam heveslendiriyoruz arada bir çocukları ne yapalım derdim. Ama kabul etsinler artık, La Liga'da bu sene sonunda tablonun en üstünde olma olasılıkları yarı finalde Manchester United'ı eleme ihtimallerinden daha az. Nistelrooy'un sezonu kapamasına bile sevinemeyecek kadar gerideler. Bu gece Kral Kupasında sezonun Avrupa futbolundaki en büyük hayal kırıklığı olan Valencia'ya da elenip o kulvarda da havlu attılar. Geriye bir tek Şampiyonlar Ligi kaldı, orada da yarı finalde giderler gibi. Schalke hadi neyse de, Cristiano Ronaldo'nun hiç şakası yok.

Araba Sevdası


Bu alet Chelsea kaptanı John Terry'nin biricik Bentley'i. Terry gittiği her yerde arabasını park yapılmaması gereken yerlere parkediyormuş. İngiltere'de yanlış parkın cezası 60 pound, yani haftalık 150 bin pound alan Terry için fındık fıstık. Bizde arabalara ön çamurluktan arka kapıya kadar anahtarı takmasınlar diye gaspçı değnekçilere, kaçak otoparklara saatine 10 ytl verilirken, beyefendi otopark beğenmiyor da ağaç gölgesine, trafik ışığının yanına parkediyor. Sen onla hele bir gel bakalım Kağıthane'ye de o zaman göreyim seni..

14 Mart 2008 Cuma

UEFA Kupası ve Şampiyonlar Liginde Eşleşmeler


UEFA Kupası;

Fiorentina - PSV
G. Rangers - S. Lisbon
B. Leverkusen - Zenit
B. Münih - Getafe

Şampiyonlar Ligi;

Fenerbahçe - Chelsea
Arsenal - Liverpool
Roma - Man. Utd.
Schalke - Barcelona

Fenerbahçe'nin Schalke üzerine yaptığı sinerji, pozitif düşünce, kurbağa bacağı, yarasa kanadı vb. denemeleri sonuç vermedi kurada Chelsea'yi çektiler, tek tesellileri katılan 4 İngiliz takım arasından en zayıf ve en problemli olduğu söyleneni çekmeleri. Eleme ihtimalleri yok mu, tabiki var fakat Terry Carvalho ikilisi her serbest atışta Deivid'i kaçırmaz, Zico alternatif gol yolları bulmak zorunda. Fenerbahçe - Chelsea eşleşmesinin galibi Arsenal - Liverpool eşleşmesinin kazananıyla oynuyor, muhtemel bir Chelsea - Liverpool yarı finali daha yolda. Diğer tarafta ise erken final Man. Utd. - Barcelona eşleşmesi muhtemel. UEFA'da kalan takımlara bakınca B. Münih'in alıp götüreceğini seziyorum, zorlarsa Fiorentina zorlar.

12 Mart 2008 Çarşamba

Zorunlu Açıklama



Barcelona Spor Kulübü Futbol Şubesinden zorunlu açıklama: "Kulübümüzün içinde bulunduğu kritik Şampiyonlar Ligi ve La Liga maratonu esnasında bonservisi elimizde olan sözleşmeli futbolcularımızın aklını çelen Fenerbahçe kulübüne işbu davranışlarının tekrarı veya devamının gelmesi durumunda hakkımızı FIFA'da arayacağımızı bildirir, iki kulüp arasındaki iyi ilişkilerin zedelenmemesi açısından bu ve bu gibi durumlarda hassasiyet göstermelerini arz ederiz."

Rubin Kazan, Gökdeniz Kepçe


9 milyon euro. Değer mi değmez mi o kısmını tartışmayacağım, verildiyse değeceğini düşünmüşlerdir. O takımın o parayı nerden bulduğu da malum zaten. Esas olan Gökdeniz'in neden gittiği. Trabzonspor'un yeni başkanı Sadri Şener Lig Radyo'ya çıkıp Gökdeniz yıldız oyuncu değil diye açıklama yaptıktan sonra gitmemek olmazdı, belli ki seven kadar sevmeyeni de var Trabzonspor'un içinde. Karıştığı bahis skandalı, aldığı ceza, üzerine yapışan şike damgası, arabasının kurşunlanması, gittiği her yerde peşinde görevli 2 polis memuru ile dolaşması ve Fatih Tekke'nin gitmesinde payı bulunması Trabzon'da antipati toplamasına yetti. 28 yaşında olmasından dolayı Rusya'yı fazla mesken tutacağını zannetmiyorum, en fazla 2 sene dayanır sonra ver elini 2. sınıf bir Avrupa kulübü ya da memleket havası.

Hertha Berlin'de oynayan çift pasaportlu Malik Fathi'de Spartak Moskova gitmiş, hep Türkiye'de oynayabileceğini düşünmüşümdür fakat bir sol beke 4 milyon euro vermez kimse bizim buralardan yaşı geçkince bir dünya starı olmadıkça.

Roberto Mancini



2004 yılından itibaren; 2 İtalya Kupası, 2 İtalya Süper Kupası, 2 İtalya Serie A şampiyonluğu, bu sezon tüm resmi maçlarda sadece 4 mağlubiyet ve sene sonunda büyük ihtimalle gelecek 3. Serie A şampiyonluğu. Bunlar Mancini'nin İnter'in başında kazandığı başarılar ve bu rakamlar onu son 10 yılın en iyi Inter antrenörü yapıyor. Fakat bu Liverpool'a gol atamadan elenmesinin ardından 4 senelik kontratı bulunmasına rağmen sene sonu bırakacağını açıklamasını engellemedi. Milano'nun kırmızı yakası Şampiyonlar Ligi finalinin gediklisi haline gelirken onların son 8'e bile girememesinin bunda etkisi vardır tabii ama bu iş bu kadar kolaysa Mancini'den önce yine Milano'nun kırmızı yakasından birilerinin bırakması gerekmiyor mu?

Alesha Dixon



Daha önce Roman Riquelme'nin sevgilisinden bahsetmiştik, bu da John Carew'inki. Bu adamlar her alanda skorer.

11 Mart 2008 Salı

Barcelona Olsun


İspanyol Fabregas, Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde rakibiniz kim olsun sorusuna, Barcelona olmasın da kim olursa olsun, onları Moskova'da istiyoruz demiş. Bu Fabregas, Barcelona altyapısından yetişmiş Arsenal'de Wenger'in ellerinde olgunlaşmış bir nevi İspanyol - İngiliz - Fransız ortak yapımı bir yıldız. 2 sene önce Paris'teki Şampiyonlar Ligi finalinde yenildikleri Barcelona'yı yine finalde istemeleri ise gayet anlamlı. Esas soru, Arsenal finale kadar Barcelona ile eşleşmeden çıkabilse bile Barcelona'nın bunu yapıp yapamayacağı, hele ki Messi olmadan.

Yesica Toscanini





Juan Roman Riquelme'nin 86 doğumlu ex aşkı. Yeniden birlikte olmalarının gündemde olduğu söyleniyor. Tabi Roman, Yesica'nın 2 gün önceki (9 Mart) doğumgününü unutmadıysa.

Herri Norte ve Saygı Duruşu


Haftasonu Athletic Bilbao Valladolid ile karşılaştı sahası San Mames'te. Bilbao'lular şehrin azizi San-Mames'in adının verildiği bu stada hemen yanında yer aldığı aynı adlı katedralden dolayı "La Catedral" demekte. Haftasonu tüm İspanya Ligi maçlarında ETA terör örgütünün cuma günü yaptığı saldırıda ölen sosyalist parti eski meclis üyesi Isaiah Carrasco adına saygı duruşu yapıldı. Bilbao yöneticileri de tarihlerinde ilk defa bir ETA saldırısı sonrası ölenler adına saygı duruşu yapılmasına izin vererek tarihe geçti. Bilindiği üzere aşırı sağcı Bilbao takımı, futboldan çok siyasi bir simge olarak görülmekte. Bu jeste pek olumlu yaklaşmayanlar da var tabi. Bilbao'nun kale arkasındaki en ateşli taraftar grubu Herri Norte saygı duruşu sırasında sloganlar atıp pankartlar açarak tepkilerini gösterdi. Bunun yanında Bilbao'lu futbolcularda saygı duruşunda bulunmayıp Valladolid'li futbolcuları izlemekle yetindi. Futbolda siyaset heryerde. Saygı duruşunda yaşananların videosu da burada.

10 Mart 2008 Pazartesi

Kısa Olan


Bu sene hiçkimseninkini görmediğimiz kadar gördük bu ikilinin fotoğrafını. Liverpool atkısını tutan, ve tutarken de sırıtan biri uzun, diğeri kısa iki zengin Amerikalı. Tom Hicks ve George Gillett. Önce kulübü Dubai'li işadamlarına satmayı gündeme getirdiler, ardından menajer Rafa Benitez ile yollarını ayırabileceklerini duyurup nabız yokladılar, taraftardan fırçayı yiyince yeni stad yapacağız kredi aldık dediler, krediyi ödeyemeyip kulübü tekrar Dubai'li işadamlarına satma konusunu açtılar. Gillett satma konusunda ısrarcı, Hicks ise karşıydı. Gillett, yani resimdeki kısa boylu olan, ortağının sözünü dinlemedi ve tuttukları atkının üstünde yazan sloganın tersine onu yalnız bırakarak sahip olduğu 49%'luk hisseyi Dubai'li işadamlarının sahip olduğu DIC şirketine 170 milyon sterline sattı. Sonuç olarak şirketin çoğunluk hisselerine hala Hicks sahip fakat Liverpool hiç olmadığı kadar futbol dışı olaylarla malzeme olmaya devam ediyor.

Top 10 FA Cup Hüsranları



Bi önceki postla bağlantılı olarak Telegraph gazetesinde bulduğum FA Cup tarihindeki en büyük 10 hüsranı sıralamak istedim;

- Hereford United - Newcastle United 2-1 (3. tur tekrar maçı, 1972)
- Sunderland - Leeds United 1-0 (Final, 1973)
- Bournemouth - Manchester United 2-0 (3. tur, 1984)
- Liverpool - Wimbledon 0-1 (Final, 1988)
- Sutton United - Coventry City 2-1 (3. tur, 1989)
- Wrexham - Arsenal 2-1 (3. tur, 1992)
- Shewsbury Town - Everton 2-1 (3. tur, 2003)
- Manchester United - Exeter 0-0 (3. tur, 2005)
- Liverpool - Barnsley 1-2 (5. tur, 2008)
- Barnsley - Chelsea 1-0 (Çeyrek Final, 2008)

* Görüldüğü üzere bu şokları en çok yaşatan takım 2 kere ile Barnsley, en çok yaşayan takımlar ise 2'şer kere ile Manchester United ve Liverpool. Ayrıca 2005 yılındaki Man. Utd. - Exeter maçının rövanşında Man. Utd. maçı 0-2 alarak turu geçmiş fakat ilk maçta evinde Exeter'e karşı mahkum oynadığı ve mağlubiyetten kılpayı döndüğü maç bir utanç olarak görülmüştür.

** Resimde ise Newcastle'ı eleyen Hereford oyuncularının zafer sarhoşluğu mevcut.

İngiltere'nin En Prestijli Kupası


Başlıkta da yazdığı gibi, İngiltere'nin en prestijli kupası, öyle deniliyor en azından. Yarı finale kalan takımları yazıyorum; Barnsley, West Bromwich Albion, Cardiff City ve Portsmouth. 3 Championship ve 1 Premier League takımı. Barnsley, Cardiff ile Portsmouth ise West Brom. ile eşleşti. En son 1908 yılında 3 Premier League'den olmayan takım yarı finale yükselmiş ve en son 2004'te Premier League'den olmayan bir takım (Milwall) bu kupada finale çıkmış. Kupada bundan önceki 3 turda 13 gol atan West Brom. diğerlerinden daha niyetli gibi, Portsmouth'u elerlerse yaşlı kurtları toplayan Cardiff ile büyüklerin gazını alıp buralara gelen ama kendi de iyice şişen Barnsley eşleşmesinin galibini yenerler ve 6. FA Cup şampiyonluğuna ulaşırlar. Onlar olmazsa Portsmouth olur. Ama esas olan "İngiltere'nin En Prestijli Kupasına" oldu. Carling Cup, Avrupa Kupaları, Premier League derken büyükler bir yerden patladı ve FA Cup'ı gözden çıkardılar, bunda İngiltere futbolunun temposuna alışık olmayan yabancı oyuncuların artışının nasıl bir etkisi olduğu ise tartışılır, tartışılmalı..