
10 Mart 2008 Pazartesi
Bu İş Bitti Gibi

8 Mart 2008 Cumartesi
Mourinho'nun İntikamı

Önce geçen seneden itibaren süregelen iç çatışmaların yaşandığı Barcelona'da Rijkaard'ın, ardından çok kötü bir sezon geçiren Milan'da Ancelotti'nin son olarak da bu sezon da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırma ihtimali kalmayan Real Madrid de Schuster'in yerine adı geçti. O sene başından beri ya İtalya ya İspanya diyor. İtalyanca ve İspanyolcayı akıcı bir şekilde konuşabiliyor ve en büyük arzusu bir İtalyan ya da İspanyol takımıyla gelip Stamford Bridge'de Chelsea'yi devirmek ya da kendi deyimiyle "öldürmek". Bir takımın tarihindeki en büyük başarıları kazandırmış gelmiş geçmiş en başarılı antrenörünün o takım için bu tür şeyler söylemesi ne kadar acıdır, fakat Mourinho'nun bu lafları etmesinin nedeni Chelsea düşmanlığı değil. Kendisinin yerine gelen Avram Grant'ı hiç tanımadığını, sadece 2 ay beraber çalıştıklarını ve kulübün hala kendisinin bir parçası olmasına rağmen Grant için hiçbir şey hissetmediğini söylemiş. Buradan da Stamford Bridge'e Chelsea'yi değil, Avram Grant'ı ya da başka bir deyişle kendisinin yerine onu getiren patron Roman Abramovich'i devirmek için gideceği çıkıyor. Mourinho seneye elbet büyük bir kulübün başına geçer ve biraz da şansı varsa onu Stamford Bridge'de görürüz.
Futbolda Şahin Gözü Dönemi

UEFA'da İlk Tur Sonuçları ve İngilizler

Getafe - Benfica 1-2
Anderlecht - Bayern M. 0-5
Bolton - Sporting CP 1-1
Leverkusen - Hamburg 1-0
Marsilya - Zenit P. 3-1
Rangers - Werder B. 2-0
Fiorentina - Everton 2-0
Tottenham - PSV 0-1
6 Mart 2008 Perşembe
Turun Sürprizleri

Salı ve çarşamba gecesi oynanan 7 maçla Liverpool - Inter eşleşmesi haricinde Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline çıkan takımlar belirlendi. Schalke Porto'yu, Fenerbahçe de Sevilla'yı penaltılar sonunda geçerken, San Siro'da Milan'ı kitleyip son 5 dakikada işi bitiren Arsenal, Real Madrid'i Roma'da olduğu gibi Madrid'de de aynı tarifeyle 2-1 yenen Roma, evinde Olimpiakos'u 3-0 yenen Chelsea, Glasgow'da aldığı 3-2'lik galibiyetle avantajı ele geçirip Camp Nou'da da yeşil beyazlı rakibini 1-0 yenen Barcelona ve evinde bir diğer tek golle kazanan ekip olup Lyon'u eleyen Manchester United turu geçti.

Turu geçen 7 takım arasından Fenerbahçe ve Roma beklenmeyeni ve zor olanı başardılar ve güçlü İspanyol rakipleri Sevilla ve Real Madrid'i elediler. İspanyol'ların umutları artık Şampiyonlar Liginde Barcelona'ya, UEFA'da ise Getafe'ye kaldı. Bu ikisinin de yarı finalden öteyi görebileceğini sanmıyorum. Barca eskisi gibi değil Getafe ise Benfica karşısında sonlandırır Avrupa kupaları macerasını. Fenerbahçe'nin kurada Schalke'yi seçmeye bakması lazım çünkü onun dışındaki takımlar, takım karakteri olarak kaybetmeye alışık olmayan ve anca birbirlerini yenebilecek takımlar, özellikle de bu gibi stresin gittikçe arttığı turlarda. Ayrıca bir parantez de İngilizler'e. Liverpool'un da evinde Inter'e 2 veya 3 farkla yenilmeyeceğini varsayarsak Şampiyonlar Liginde 4, UEFA'da 3 takımları var. Bu iki büyük kupanın finallerindeki 4 takımdan 3'ünün İngiliz olması bile muhtemel. UEFA'da gecenin maçları bu gece oynanacak, o eşleşmelerden çıkıcak olanlar için tahminlerim ise; Bayern Münih, Fiorentina, Marsilya, Sporting CP, Werder Bremen, Hamburg, Tottenham ve Benfica.
3 Mart 2008 Pazartesi
Blatter'in Dediği Oldu

Bana Müsade

2 Mart 2008 Pazar
Top 10 Öfke Krizleri

Telegraph, Gallas'ın, Eduardo'nun ayağının kırıldığı Birmingham maçındaki son dakikadaki penaltıdan sonra reklam panolarını tekmeleyip orta yuvarlağa oturup bir daha kalkmamasından yola çıkıp en büyük 10 sinir krizini sıralamış. Eric Cantona'nın 1 numara olması gerektiğini düşünürken onun üstünde 4 kişi daha görünce şaşırmadım değil.
1- Paolo di Canio
2- Antonio Cassano
3- Hossam Ghaly
4- Mido
5- Eric Cantona
6- Silvio Baldini
7- Giovanni Trapattoni
8- Alberto Malesani
9- Kevin Keegan
10- Sheikh Fahid Al-Ahmad Al-Sabah
Hepsi birbirinden ilginç bu görüntüleri açıklamayayım siz gidin izleyin istediğinizi istedim. Kısaca değinmek gerekirse Fatih Terim'in İngilizcesi Trapattoni'nin Almancası yanında mütercim tercüman seviyesinde kalıyor. Kuweyt Emir'inin Fransa'dan yenilen 4. golün haksız olması dolayısıyla takımını bir Dünya Kupası maçında sahadan çekmeye çalışması, Cassano'nun gözyaşları ve Alberto Malesani'nin rakip teknik direktöre kusurlu müdahelesi(!) de görülmeye değer.
Premier League'de Zirve Yarışı

İngiltere'de zirve yarışı kızışıyor. Arsenal'in ardarda kaybettiği puanların neticesinde Manchester United, başta Ronaldo'nun müthiş performansı ile hızla puan farkını kapatıp 1'e indirdi. Dün oynanan maçlarda Arsenal, Blackburn beraberliğinden sonra Bendtner'in son dakika golüyle Aston Villa'yla da berabere kaldı, Manchester United ise Harrods destekli Mısır sermayesi Fulham'ı 3'ledi. Fulham düşer bu sezon artık, El Fayed'de kurtaramaz. Arsenal menajeri Wenger, Villa maçından sonra, son dakikada gelen bu beraberliğin galibiyet niteliğinde olduğunu ve sezonun geri kalan kısınmları için çok olumlu bir puan olduğunu söyledi. Bizde olsa liderin kendi evinde son dakikada beraberliği kurtarması rezillik olarak nitelendirilir, bizde lider her maçı almalı(!)
29 Şubat 2008 Cuma
Lamine Diatta

28 Şubat 2008 Perşembe
Kritik Haftalar

26 Şubat 2008 Salı
Komşunun Tavuğu...

No Country For Old Men

80. Oscar Ödülleri verildi pazar gecesi. Oldum olası merak etmişimdir neye göre verilir bunlar, nedir bunun kriteri arkadaşım diye sorasım gelir, susarım. Mesela bizim ülkeye neden Oscar'a aday olan filmlerden hiçbiri gelmez de hiç bir dalda aday olmayan "I Am Legend" veya "American Gangster" çarşaf çarşaf reklam yapar? Ya da geçen senenin oscarlarında "V for Vendetta" neden aday olmaz ki, bence müthiş filmdi. Bu sene koyunun olmadığı yerde "No Country For Old Men" aldı aday olduğu 8 daldan 4'ünü aldı. Daniel Day-Lewis ise söke söke aldı en iyi erkek oyuncu Oscar'ını, bir Johnny Depp zorlardı belki "Sweeney Todd" performansıyla. Bizim memleketteki popçuların yüzde 85'inden güzel sesi var Depp'in, kalıbımı basarım. Bourne Ultimatum'a 3 Oscar fazla geldi bence, devam filmi sonuçta. Bir de şu Juno'nun en iyi senaryo ödülünü kazanmasını sağlayan senarist bayan Diablo Cody enteresan bir bayan, göze de hitap ediyor, eskiden striptizciymiş, erotik telefon hatlarında da çalışmış. Gecenin sunucusu Jon Stewart'ı seviyoruz, Amerika'nın Metin Uca'sı gibi sanki. 81. Oscar'larda daha iyi filmler seçmelerini bekliyoruz Akademi'den.
24 Şubat 2008 Pazar
FA Cup Tottenham'ın

23 Şubat 2008 Cumartesi
Garip Bir Maç
