
27 Mart 2008 Perşembe
Disiplin

Euro 2008 Hazırlığı

Dün akşam oynanan hazırlık maçlarından gözüme çarpan bazı skorlar;
Avusturya - Hollanda 3-4; 35 dakikada 3-0 öne geçen Avusturya, fotoğraftaki ikilinin (Hesselink, Huntelaar) 3 ve taze Atletico Madrid'li Heitinga'nın gollerine engel olamadı.
İspanya - İtalya 1-0; Oyuncular sakatlanmaktan korktuklarından pek de heyecanlı geçmeyen ve TRT2 spikerinin de maça buz pateni anlatırmışcasına yaklaşmasından dolayı Villa'nın müthiş golü ve Torres'in sakatlandığı pozisyon dışında izleyicinin içini kıpırdatacak bir aksiyonu olmayan bir maçtı.
Fransa - İngiltere 1-0; Spiker Okay Karacan'ın bize futbolun olmadığı yerde maça ilgi nasıl çekilir öğrettiği bir maç oldu. Beckham'ın özlediğimiz milimetrik uzun pasları, Capello'nun defansif İngiltere'si, Anelka'nın penaltı pozisyonunda attığı tekli salto ve Stade de France'ın müthiş atmosferi aklımda kalanlar.
Belarus - Türkiye 2-2; Geçmiş Federasyondan kalan ve oynamak zorunda olduğumuz maç diye lanse edildi, rakiplerimiz daha güçlü rakiplerle oynarken neden Belarus denildi. Hep Belarus olsun, hatta bazen Liechtenstein olsun ki rezilliğimiz ortaya çıkmasın.
İsviçre - Almanya 0-4; Okay Karacan'a katılmamak elde değil, bu hücum gücüyle onları durdurmak çok güç. Goller Klose, Gomez (2) ve Podolski.
Şov Devam Etmeli

Freddy Mercury'nin de dediği gibi "Show must go on". Fotomaç gazetesi habercilik etiklerinden ödün vermeyerek bugünde gazetelerini nasıl sattıracaklarını bulmuş. Daha öncede bunun gibi bir manşetlerini koymuştuk buraya. Asıl güzeli Roberto Carlos'u da kendimize benzetmiş olmamız. Carlos, Marca gazetesine "Başkanımız Ronaldinho'ya 90 milyon Euro verebilecek durumda, satılırsa gider onu alır. Sene sonu için de 180 milyon Euro transfer bütçesi ayırdı. Başkan yardımcımız ise tüm Türkiye'nin sahibi olabilir." demiş. İyi demiş güzel demiş de be arkadaşım Nihat Özdemir tüm Türkiye'yi alırsa demez mi tez kapatın bre Galatasaray'ı diye. Hem Aziz Yıldırım niye almıyor da yardımcısı alıyor. Neyse şaka bi yana işte Forbes dergisinin açıkladığı Türkiye'nin en zengin 100 (yazıyla yüz) insanı; Fenerbahçeliler Türkiye'yi alacak Başkan Yardımcıları için 60. sıraya, Harvard Mezunu olup basına demeç verirken kendinden geçen Asbaşkanları için 92. sıraya bakabilirler. Diğer büyük kulüplerin içinde önemli görevler alan veya dışarıdan destek verenler için Galatasaraylılar 48. ve 36. Beşiktaşlılar 28. sıraya bakabilirler. Diğer zenginlerden de mutlaka takım tutanlar bunu açıkça belirtenler vardır fakat ben seçimlerde ve yönetimlerde sürekli adı geçenleri belirttim. Paylaştır Türkiye'yi paylaştırabilirsen Carlos.
26 Mart 2008 Çarşamba
Rio Ferdinand

Stephany Brito
Kaptan

İngiltere: (K) David James (Portsmouth), Paul Robinson (Tottenham Hotspur), Robert Green (West Ham) - (D) Wayne Bridge (Chelsea), Wes Brown (Manchester United), Ashley Cole (Chelsea), Rio Ferdinand (Manchester United - Kaptan), Glen Johnson (Portsmouth), Joleon Lescott (Everton), John Terry (Chelsea), Jonathan Woodgate (Tottenham Hotspur) - (OS)Steven Gerrard (Liverpool), Gareth Barry (AstonVilla), Owen Hargreaves (Manchester United), Joe Cole (Chelsea), David Bentley (Blackburn Rovers), Frank Lampard (Chelsea), David Beckham (LA Galaxy), Stewart Downing (Middlesbrough) - (F) Michael Owen (Newcastle United), Wayne Rooney (Manchester United), Peter Crouch (Liverpool), Theo Walcott (Arsenal)
Fransa: (K) Gregory Coupet (Lyon), Mickael Landreau (PSG), Hugo Lloris (Nice), Steve Mandanda (Marseille) - (D) Eric Abidal (Barcelona), Jean-Alain Boumsong (Lyon), Gael Clichy (Arsenal), Francois Clerc (Lyon), Mathieu Delpierre (Stuttgart), Julien Escude (Seville), Patrice Evra (Man Utd), William Gallas (Arsenal), Gael Givet (Marseille), Philippe Mexes (AS Roma), Adil Rami (Lille), Anthony Reveillere (Lyon), Sebastien Squillaci (Lyon), Lilian Thuram (Barcelona) - (OS) Mathieu Bodmer (Lyon), Alou Diarra (Bordeaux), Lassana Diarra (Portsmouth), Mathieu Flamini (Arsenal), Claude Makelele (Chelsea), Rio Mavuba (Lille), Samir Nasri (Marseille), Jeremy Toulalan (Lyon), Jerome Rothen (PSG) - (F) Nicolas Anelka (Chelsea), Hatem Ben Arfa (Lyon), David Trezeguet (Juventus), Jimmy Briand (Rennes), Djibril Cisse (Marseille), Florent Malouda (Chelsea), Sidney Govou (Lyon), Franck Ribery (Bayern Munich), Louis Saha (Man Utd), Loic Remy (Lens)
6+2, 3, 4, 5...

Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'dan açıklama gelmiş; yabancı oyuncu sınırlaması konusunu yeniden gözden geçireceğiz, arttırmayı düşünüyoruz. Şimdi 6+2 gibi bir başlığı olan ve Hasan Doğan'la başlayan bir cümle ile girilen bu postta David Beckham resminin ne işi var. Kara kaşı kara gözü için koymadık tabii ki Becks'i oraya, hastaları baksın kara kaşına kara gözüne, bizi bozar. Bu akşam 22.00'da yapılacak 2008 Avrupa Şampiyonası'ndan önceki hazırlık maçlarında, Fransa karşısında İngiltere kadrosuna tahmin edildiği gibi çağırıldı ve şans bulursa o formayı 100. kez giymiş olacak. Bunu daha önce İngiltere formasıyla başarmış 4 isim var, Peter Shilton (125), Bobby Moore (108), Bobby Charlton (106) ve Billy Wright (105). Esas o resimin ve bizim yabancı oyuncu sınırlaması ile Federasyon Başkanımızın bir arada olmasının nedeni, David Beckham'ın bu akşam yapılacak hazırlık maçı için İngiliz Milli takımına çağırılan oyuncular arasında Premier League'de oynamayan tek isim olması. 23 kişilik as kadroya yakın kadrodaki yabancı ülkede forma giyen tek isim David Beckham! Bu İngiliz'lerin kendilerini pazarlayamadıklarını mı gösteriyor? Güldürmeyin. Peki ya kötü futbolcu olduklarını mı? Daha neler. İngiltere'de yabancı sınırlaması da yok, takımlar kadrolarında bir tane bile İngiliz oyuncu bulundurmayabilirler, tabii eğer o oyuncular Milli takımının son 2 yılda yaptığı resmi maçların 80%'inde forma giydiyse. Bu ligin kalitesini gösteriyor, kendi futbol kültürüne ligine bağlılığı, saygıyı gösteriyor. Biz yurtdışına Bosman ile bile olsa futbolcu yolladığımızda(!) çocuklar gibi neşelenirken onlar ellerinde tutmakla büyük bir gurur yaşıyorlar. Tabii diyeceksiniz orası İngiltere, Premier League; bir furbolcu başka ne isterki. O zaman Premier League olmadan, Serie A olmadan hatta hatta 3 yabancı sınırlaması olan La Liga olmadan şeytan çarpmayacaksın. Hele ki Avrupa Birliğine bile girememişken, Avrupa vatandaşı oyuncular bile sende yabancı sayılırken..
21 Mart 2008 Cuma
Carly Zucker
20 Mart 2008 Perşembe
Rüya

Araba Sevdası

14 Mart 2008 Cuma
UEFA Kupası ve Şampiyonlar Liginde Eşleşmeler

Fiorentina - PSV
G. Rangers - S. Lisbon
B. Leverkusen - Zenit
B. Münih - Getafe
Şampiyonlar Ligi;
Fenerbahçe - Chelsea
Arsenal - Liverpool
Roma - Man. Utd.
Schalke - Barcelona
Fenerbahçe'nin Schalke üzerine yaptığı sinerji, pozitif düşünce, kurbağa bacağı, yarasa kanadı vb. denemeleri sonuç vermedi kurada Chelsea'yi çektiler, tek tesellileri katılan 4 İngiliz takım arasından en zayıf ve en problemli olduğu söyleneni çekmeleri. Eleme ihtimalleri yok mu, tabiki var fakat Terry Carvalho ikilisi her serbest atışta Deivid'i kaçırmaz, Zico alternatif gol yolları bulmak zorunda. Fenerbahçe - Chelsea eşleşmesinin galibi Arsenal - Liverpool eşleşmesinin kazananıyla oynuyor, muhtemel bir Chelsea - Liverpool yarı finali daha yolda. Diğer tarafta ise erken final Man. Utd. - Barcelona eşleşmesi muhtemel. UEFA'da kalan takımlara bakınca B. Münih'in alıp götüreceğini seziyorum, zorlarsa Fiorentina zorlar.
12 Mart 2008 Çarşamba
Zorunlu Açıklama


Barcelona Spor Kulübü Futbol Şubesinden zorunlu açıklama: "Kulübümüzün içinde bulunduğu kritik Şampiyonlar Ligi ve La Liga maratonu esnasında bonservisi elimizde olan sözleşmeli futbolcularımızın aklını çelen Fenerbahçe kulübüne işbu davranışlarının tekrarı veya devamının gelmesi durumunda hakkımızı FIFA'da arayacağımızı bildirir, iki kulüp arasındaki iyi ilişkilerin zedelenmemesi açısından bu ve bu gibi durumlarda hassasiyet göstermelerini arz ederiz."
Rubin Kazan, Gökdeniz Kepçe

Hertha Berlin'de oynayan çift pasaportlu Malik Fathi'de Spartak Moskova gitmiş, hep Türkiye'de oynayabileceğini düşünmüşümdür fakat bir sol beke 4 milyon euro vermez kimse bizim buralardan yaşı geçkince bir dünya starı olmadıkça.
Roberto Mancini

2004 yılından itibaren; 2 İtalya Kupası, 2 İtalya Süper Kupası, 2 İtalya Serie A şampiyonluğu, bu sezon tüm resmi maçlarda sadece 4 mağlubiyet ve sene sonunda büyük ihtimalle gelecek 3. Serie A şampiyonluğu. Bunlar Mancini'nin İnter'in başında kazandığı başarılar ve bu rakamlar onu son 10 yılın en iyi Inter antrenörü yapıyor. Fakat bu Liverpool'a gol atamadan elenmesinin ardından 4 senelik kontratı bulunmasına rağmen sene sonu bırakacağını açıklamasını engellemedi. Milano'nun kırmızı yakası Şampiyonlar Ligi finalinin gediklisi haline gelirken onların son 8'e bile girememesinin bunda etkisi vardır tabii ama bu iş bu kadar kolaysa Mancini'den önce yine Milano'nun kırmızı yakasından birilerinin bırakması gerekmiyor mu?
Alesha Dixon

Daha önce Roman Riquelme'nin sevgilisinden bahsetmiştik, bu da John Carew'inki. Bu adamlar her alanda skorer.
11 Mart 2008 Salı
Barcelona Olsun

Herri Norte ve Saygı Duruşu

10 Mart 2008 Pazartesi
Kısa Olan

Top 10 FA Cup Hüsranları

Bi önceki postla bağlantılı olarak Telegraph gazetesinde bulduğum FA Cup tarihindeki en büyük 10 hüsranı sıralamak istedim;
- Hereford United - Newcastle United 2-1 (3. tur tekrar maçı, 1972)
- Sunderland - Leeds United 1-0 (Final, 1973)
- Bournemouth - Manchester United 2-0 (3. tur, 1984)
- Liverpool - Wimbledon 0-1 (Final, 1988)
- Sutton United - Coventry City 2-1 (3. tur, 1989)
- Wrexham - Arsenal 2-1 (3. tur, 1992)
- Shewsbury Town - Everton 2-1 (3. tur, 2003)
- Manchester United - Exeter 0-0 (3. tur, 2005)
- Liverpool - Barnsley 1-2 (5. tur, 2008)
- Barnsley - Chelsea 1-0 (Çeyrek Final, 2008)
* Görüldüğü üzere bu şokları en çok yaşatan takım 2 kere ile Barnsley, en çok yaşayan takımlar ise 2'şer kere ile Manchester United ve Liverpool. Ayrıca 2005 yılındaki Man. Utd. - Exeter maçının rövanşında Man. Utd. maçı 0-2 alarak turu geçmiş fakat ilk maçta evinde Exeter'e karşı mahkum oynadığı ve mağlubiyetten kılpayı döndüğü maç bir utanç olarak görülmüştür.
** Resimde ise Newcastle'ı eleyen Hereford oyuncularının zafer sarhoşluğu mevcut.
İngiltere'nin En Prestijli Kupası

Bu İş Bitti Gibi

8 Mart 2008 Cumartesi
Mourinho'nun İntikamı

Önce geçen seneden itibaren süregelen iç çatışmaların yaşandığı Barcelona'da Rijkaard'ın, ardından çok kötü bir sezon geçiren Milan'da Ancelotti'nin son olarak da bu sezon da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırma ihtimali kalmayan Real Madrid de Schuster'in yerine adı geçti. O sene başından beri ya İtalya ya İspanya diyor. İtalyanca ve İspanyolcayı akıcı bir şekilde konuşabiliyor ve en büyük arzusu bir İtalyan ya da İspanyol takımıyla gelip Stamford Bridge'de Chelsea'yi devirmek ya da kendi deyimiyle "öldürmek". Bir takımın tarihindeki en büyük başarıları kazandırmış gelmiş geçmiş en başarılı antrenörünün o takım için bu tür şeyler söylemesi ne kadar acıdır, fakat Mourinho'nun bu lafları etmesinin nedeni Chelsea düşmanlığı değil. Kendisinin yerine gelen Avram Grant'ı hiç tanımadığını, sadece 2 ay beraber çalıştıklarını ve kulübün hala kendisinin bir parçası olmasına rağmen Grant için hiçbir şey hissetmediğini söylemiş. Buradan da Stamford Bridge'e Chelsea'yi değil, Avram Grant'ı ya da başka bir deyişle kendisinin yerine onu getiren patron Roman Abramovich'i devirmek için gideceği çıkıyor. Mourinho seneye elbet büyük bir kulübün başına geçer ve biraz da şansı varsa onu Stamford Bridge'de görürüz.
Futbolda Şahin Gözü Dönemi

UEFA'da İlk Tur Sonuçları ve İngilizler

Getafe - Benfica 1-2
Anderlecht - Bayern M. 0-5
Bolton - Sporting CP 1-1
Leverkusen - Hamburg 1-0
Marsilya - Zenit P. 3-1
Rangers - Werder B. 2-0
Fiorentina - Everton 2-0
Tottenham - PSV 0-1
6 Mart 2008 Perşembe
Turun Sürprizleri

Salı ve çarşamba gecesi oynanan 7 maçla Liverpool - Inter eşleşmesi haricinde Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline çıkan takımlar belirlendi. Schalke Porto'yu, Fenerbahçe de Sevilla'yı penaltılar sonunda geçerken, San Siro'da Milan'ı kitleyip son 5 dakikada işi bitiren Arsenal, Real Madrid'i Roma'da olduğu gibi Madrid'de de aynı tarifeyle 2-1 yenen Roma, evinde Olimpiakos'u 3-0 yenen Chelsea, Glasgow'da aldığı 3-2'lik galibiyetle avantajı ele geçirip Camp Nou'da da yeşil beyazlı rakibini 1-0 yenen Barcelona ve evinde bir diğer tek golle kazanan ekip olup Lyon'u eleyen Manchester United turu geçti.

Turu geçen 7 takım arasından Fenerbahçe ve Roma beklenmeyeni ve zor olanı başardılar ve güçlü İspanyol rakipleri Sevilla ve Real Madrid'i elediler. İspanyol'ların umutları artık Şampiyonlar Liginde Barcelona'ya, UEFA'da ise Getafe'ye kaldı. Bu ikisinin de yarı finalden öteyi görebileceğini sanmıyorum. Barca eskisi gibi değil Getafe ise Benfica karşısında sonlandırır Avrupa kupaları macerasını. Fenerbahçe'nin kurada Schalke'yi seçmeye bakması lazım çünkü onun dışındaki takımlar, takım karakteri olarak kaybetmeye alışık olmayan ve anca birbirlerini yenebilecek takımlar, özellikle de bu gibi stresin gittikçe arttığı turlarda. Ayrıca bir parantez de İngilizler'e. Liverpool'un da evinde Inter'e 2 veya 3 farkla yenilmeyeceğini varsayarsak Şampiyonlar Liginde 4, UEFA'da 3 takımları var. Bu iki büyük kupanın finallerindeki 4 takımdan 3'ünün İngiliz olması bile muhtemel. UEFA'da gecenin maçları bu gece oynanacak, o eşleşmelerden çıkıcak olanlar için tahminlerim ise; Bayern Münih, Fiorentina, Marsilya, Sporting CP, Werder Bremen, Hamburg, Tottenham ve Benfica.
3 Mart 2008 Pazartesi
Blatter'in Dediği Oldu

Bana Müsade

2 Mart 2008 Pazar
Top 10 Öfke Krizleri

Telegraph, Gallas'ın, Eduardo'nun ayağının kırıldığı Birmingham maçındaki son dakikadaki penaltıdan sonra reklam panolarını tekmeleyip orta yuvarlağa oturup bir daha kalkmamasından yola çıkıp en büyük 10 sinir krizini sıralamış. Eric Cantona'nın 1 numara olması gerektiğini düşünürken onun üstünde 4 kişi daha görünce şaşırmadım değil.
1- Paolo di Canio
2- Antonio Cassano
3- Hossam Ghaly
4- Mido
5- Eric Cantona
6- Silvio Baldini
7- Giovanni Trapattoni
8- Alberto Malesani
9- Kevin Keegan
10- Sheikh Fahid Al-Ahmad Al-Sabah
Hepsi birbirinden ilginç bu görüntüleri açıklamayayım siz gidin izleyin istediğinizi istedim. Kısaca değinmek gerekirse Fatih Terim'in İngilizcesi Trapattoni'nin Almancası yanında mütercim tercüman seviyesinde kalıyor. Kuweyt Emir'inin Fransa'dan yenilen 4. golün haksız olması dolayısıyla takımını bir Dünya Kupası maçında sahadan çekmeye çalışması, Cassano'nun gözyaşları ve Alberto Malesani'nin rakip teknik direktöre kusurlu müdahelesi(!) de görülmeye değer.
Premier League'de Zirve Yarışı

İngiltere'de zirve yarışı kızışıyor. Arsenal'in ardarda kaybettiği puanların neticesinde Manchester United, başta Ronaldo'nun müthiş performansı ile hızla puan farkını kapatıp 1'e indirdi. Dün oynanan maçlarda Arsenal, Blackburn beraberliğinden sonra Bendtner'in son dakika golüyle Aston Villa'yla da berabere kaldı, Manchester United ise Harrods destekli Mısır sermayesi Fulham'ı 3'ledi. Fulham düşer bu sezon artık, El Fayed'de kurtaramaz. Arsenal menajeri Wenger, Villa maçından sonra, son dakikada gelen bu beraberliğin galibiyet niteliğinde olduğunu ve sezonun geri kalan kısınmları için çok olumlu bir puan olduğunu söyledi. Bizde olsa liderin kendi evinde son dakikada beraberliği kurtarması rezillik olarak nitelendirilir, bizde lider her maçı almalı(!)
29 Şubat 2008 Cuma
Lamine Diatta

28 Şubat 2008 Perşembe
Kritik Haftalar

26 Şubat 2008 Salı
Komşunun Tavuğu...

No Country For Old Men

80. Oscar Ödülleri verildi pazar gecesi. Oldum olası merak etmişimdir neye göre verilir bunlar, nedir bunun kriteri arkadaşım diye sorasım gelir, susarım. Mesela bizim ülkeye neden Oscar'a aday olan filmlerden hiçbiri gelmez de hiç bir dalda aday olmayan "I Am Legend" veya "American Gangster" çarşaf çarşaf reklam yapar? Ya da geçen senenin oscarlarında "V for Vendetta" neden aday olmaz ki, bence müthiş filmdi. Bu sene koyunun olmadığı yerde "No Country For Old Men" aldı aday olduğu 8 daldan 4'ünü aldı. Daniel Day-Lewis ise söke söke aldı en iyi erkek oyuncu Oscar'ını, bir Johnny Depp zorlardı belki "Sweeney Todd" performansıyla. Bizim memleketteki popçuların yüzde 85'inden güzel sesi var Depp'in, kalıbımı basarım. Bourne Ultimatum'a 3 Oscar fazla geldi bence, devam filmi sonuçta. Bir de şu Juno'nun en iyi senaryo ödülünü kazanmasını sağlayan senarist bayan Diablo Cody enteresan bir bayan, göze de hitap ediyor, eskiden striptizciymiş, erotik telefon hatlarında da çalışmış. Gecenin sunucusu Jon Stewart'ı seviyoruz, Amerika'nın Metin Uca'sı gibi sanki. 81. Oscar'larda daha iyi filmler seçmelerini bekliyoruz Akademi'den.
24 Şubat 2008 Pazar
FA Cup Tottenham'ın

23 Şubat 2008 Cumartesi
Garip Bir Maç

21 Şubat 2008 Perşembe
Adam Gibi Oynayın Yoksa Çizeriz!



Hocam Tekme Atıyor, Davacıyım!

Messi'nin Barca'sı

*Bir ufak hatırlatma da Lyon - Manchester United maçı ile ilgili, biri son yılların -hatta bence gelmiş geçmiş- duran toplardaki tartışmasız en büyük ismi, diğeri ise kulağı geçme yolunda hızla ilerleyen boynuz misali. Aynı ülkeden olmasa da benzer futbol ekollerinden gelen iki süper yıldız Juninho Pernambucano ve Cristiano Ronaldo. Takip edilmeli. Gecenin skorları da şu şekilde;
Lyon - Manchester United 1-1
Arsenal - AC Milan 0-0
Fenerbahçe - Sevilla 3-2
Celtic - Barcelona 2-3
19 Şubat 2008 Salı
Catenaccio

Schalke 04 - Porto 1-0
Roma - Real Madrid 2-1
Olympiakos - Chelsea 0-0
Liverpool - Inter Milan 2-0
18 Şubat 2008 Pazartesi
Blatter Coştu Bir Kere

* Bir parantez de Kaka'ya. Daha önceki bir yazımda Premier League kulüplerinin sözcülerinin çıkıp bu yurtdışına açılma planlarından vazgeçtiklerini açıklamaları gerektiğini, aksi halde bu organizasyonu eleştirmenin bir moda haline dönüşeceğini söylemiştim. Kaka'da bu modaya uyanlardan. Şampiyonlar Liginde Milan'ın Arsenal'le eşleşmesinden sonra ilk maç öncesi bu plan ile ilgili görüşlerini açıklamış. Olaya futbolcuların açısından baktığını ve Çin'e, Japonya'ya gitmenin çok büyük bir yük olduğunu, bunun bir çılgınlık olacağını söylemiş. Bunu gerçekten İngiliz futbolcularını düşündüğünden mi yoksa, Şampiyonlar Ligi maçı öncesi rakibi stres altına sokmak için mi yapmış orası tartışılır, ama tartışılmayacak birşey var ki o da bu planın İngiliz futboluna zarar vermeye devam etmesi.
Ivan Klasnic

Almanya Ligi özetlerini izlerken gördüm, Nürnberg maçında takımının 2. golünü attı Ivan Klasnic. Sağdan gelen ortaya, arka direğin hizasında, alnının sağıyla vurduğı topu Nurnberg kalecisi Blazek'i hareketsiz bırakarak aşırtma bi şekilde uzak direğe yolladı. Her golcü atamaz bu golü, hele ki onun yaşadıklarını yaşadıktan sonra. 2001'de St. Pauli'den geldi Werder Bremen'e. Almanya doğumlu, çift pasaportlu ama Hırvatistan milli takımını seçti Hırvatistan'dan çalışmak için Almanya'ya göçen ailesinin hatrına, yani karnının doyduğu değil köklerinin olduğu yeri seçti. Herşey iyi giderken Ocak 2007'de böbreklerinden birinin iflas ettiğini öğrendi. Ameliyatla annesinin böbreğini aldı, vücudu reddetti. 2007 Martında reddedilen böbrek vücut içinde çürümeden alındı, yerine babasınınki takıldı. Babasınınkini kabul etti vücudu, ameliyatı yapan doktorlar futbola devam edebileceğini söylediler fakat Werder Bremen'in kulüp doktorları vücudunun o ağır tempoyu kaldırmasının mümkün olmadığını ve oynayamayacağını belirttiler. Tam 6 ay sonra 2007'nin Eylül ayında takımına döndü Klasnic. Hafif antremanlar, hazırlık maçları ve yedek takım ile çıkılan maçlarda denedi kendini. Kasım 2007'de Cottbus deplasmanında kavuştu formasına ve 63 dakika sahada kaldı. Tam 1 yıl sonra, Aralık 2006'dan bu yana ilk defa çıktı sahaya. Bu sezon 4 lig maçına çıktı 3 golü var. Bayern artık gerçekten tedirgin olabilir.
17 Şubat 2008 Pazar
Lyon'a Gözdağı
